ceza sektörü

ekşisözlük çukurunda 30 entirili deportivo coruna istihbarat hesapları babam gorona oldu, dayım gorona oldu, apartmanımızda 120 tane postif var şeklinde propagandaya başladığına göre ceza yağmuru yakındır..

benim koskoca mahallede bir tane tanıdığımda yok ama bu çılgınların etrafı gorona kaynıyor..

her gün ssk'nın önünden geçiyorum anormal bir yığılma filan yok, hatta çoğu zaman hastanenin önü bomboş .. kim istanbuldaki herhangi bir hastanede yığılma olduğunu iddia ediyorsa bana yazsın ben bizzat gidip fotoğraflarını çekicem söz.

bana göre olan şey belli.. ekonomi zaten sallantıdaydı bu govik palavrasıyla iyice ziki tuttu, muhalefetimiz en basit mantık yürütmelerini yapmaktan aciz kekolardan oluşuyor, virük de sekiz metre zıblıyor.. e o zaman? yağdır cezayı..

pamuk eller cebe .. vürük var vürük..

amerikan seçimleri ile covid vaka sayısı ilişkisi

en son başka bağlantılar da çıkan tuhaf ilişki.

amerika' da virüs süreçleri başladığında ilk bir planlama yapmışlar. bu planlamada ne kadar test yapılacak, kimlere uygulanacak, ülkemizi kurtaralım gibi konuşmalar yapılırken bir bakmışlar, bu virüs demokratların çoğunluk olduğu eyaletleri vuruyor.

o zaman sallamamıza gerek yok diyip iptal etmişler planı.

herhangi bir hükümet gerçekten vatandaşının iyiliğini düşünmüyor gene gördük.

kaynak: https://theweek.com/speedreads/928628/white-house-reportedly-scrapped-national-testing-plan-because-virus-mostly-hitting-blue-states

fahrettin koca

hikayeler paylaşarak bizi ikinç dalgaya hazırlayan değerli bakanımız.


aşağıdaki hikayeyi "önemsemedim" yazan yere kadar gülmeden okuyabildim.

"Bayram dönüşü korkusu
Bayramın 1. günü, teyzemin geliniyle kalabalık bir misafir topluluğuna yemek hazırladık. Ertesi gün gelin pozitif çıktı. Bayramdan sonraki ilk gün şiddetli baş ağrısı duydum. Sinüzit ağrısına benziyordu. Önemsemedim. İstanbul'a döndük. Eşime, en küçüğünden en büyüğüne çocuklara da COVID tanısı kondu. Anneme, babama, dayıma, teyzeme virüs bulaştı. Onlara bir şey olacak korkusuyla gözüme uyku girmiyor.
- Adının belirtilmesini istemeyen bir hasta"




eved.. adını vermek istemeyen izleyicimiz dert tasa etmeden kalabalık misafir topluluğuna yemek veriyor, ertesi gün gelin govik pozitif çıkıyor siklemiyor, başı ağrımaya başlıyor onu da önemsemiyor ama meğersem goronaymış... izleyicimiz kendi ailesinde de herkese bulaştırmış.. hikayenin bu noktasından sonra önemsemez teyzemiz birden civcivlerine sahip çıkan anaç tavuğa dönüşüyor. govik bulaştırdığı çocuklarına bişey olcak korkusuyla uyuyamıyormuş.. kesin öyledir.

tekrar hatırlatayım aşı hazır. hazır olmayan şey sizsiniz. psikolojinizi yere sermek için her şeyi yapacaklar.. yaz bitiminde yine eve kilitlemeler başlayacak.. durdurulmadıkları sürece durmayacaklar. bu iş böyle devam edecek. siz pes edene kadar.


hükümetlerin tek merkezden yönetilmediği, medyanın bağımsız olarak haber verdiği, varlığı bile tartışmalı virüs denen bir canlının 8 metre uçtuğu, hiç kimsenin menfaatine tapmadığı bir dünyada yaşadığınıza inanıyor olabilirsiniz. ben o dünyada yaşamıyorum. çünkü o dünya hiçbirimize mutluluk getirmeyecek.

bir an önce dünyanızı değiştirmeye bakın.

kamala harris

gerilerde bırakıldığı demokratların adaylık yarışından sonra her şey bitti derken bir anda yırtık dondan çıkar gibi başkan yardımcılığı adaylığı verilen kadın kişi.. amariga'dan bahsediyorum.

şu bayan



sapık dede joe biden'in artık iyice aklı gidik durumda.

govik movik ayaklarına abd'de postayla oy kullanma bastırılıyor. ki buradan kasıt demokratların seçimde hile yapıp kazanacağı yönünde..

tekrar başa dönelim. kamala'nın demokrat parti adaylık yarışından çekilmesinin şantaj nedeniyle olduğu dedikodu sitelerinde yazıyordu.. tam giriyi bulamadım ama şu mesela kolay bulabildiğim bir dedikodu.

https://www.crazydaysandnights.net/2018/06/blind-item-8_29.html#disqus_thread

kamala'nın gençliğinde eskortluk yaptığı ve bununla ilgili resim / video filan olduğu gibi iddialar.. doğrudan eskortluk iddiasına ait olan dedikoduyu bulursam yukarıdaki linki değiştiririm.

buraya kadar olan şeyin özeti şu, kamala harris gençliğinde fahişelik yapmış olabilir. böyle lafımı esirgemeden yazıyorum çünkü kelimelerin paralelliğini göstermeye çalışıcam.


her neyse; bir ihtimal olarak abd'de demokratlar seçimi kazanabilir joe biden emekli edilebilir bunun sonucunda da amerika'nın başına bir fahişe geçebilir.

buradan sonrası ilginç asıl

incil'de revelation denen bölüm var.. incil'in son kısmı.. john tarafından yazılmış. bu john (bizdeki adı yahya) gerçekten havari john'mu yoksa başka bir john'mu tartışılıyor, çünkü revelation isa'dan üç yüz yıl sonra incil'e giriyor. genel kabul bu john o john.. her neyse .. konudan sapmayalım.

revelation'da babylon denen bir yerden bahsediyor.. babylon zengin, babylon güçlü, babylon merhametsiz, babylon tüm dünyaya ahlaksızlık pompalıyor vs vs vs.. yani söylemek istediğim şey şu babylon abd olabilir mi?

aşağıdaki videolarda konuşan kadına göre olabilir mi diye bir şey yok.. babylon abd.








biraz uzun ama çok ilginç bir video serisi bu.. din min işlerine ilginiz yoksa bile izleyin derim.

veee geliyoruz zurnanın zırt dediği yere.

Whore of babylon... böyle bir şey var.. "babylon'un fahişesi"



https://en.wikipedia.org/wiki/Whore_of_Babylon

babylon'un başında bir fahişe var.. özeti bu.


ben bilemiyorum elbette ne olur, nasıl olur. ama ilginç tabi.. daha da ilginç olanı babylon yerle bir oluyor. hem de bir saat içinde. düşmanları tarafından bir saat içinde yeryüzünden siliniyor. geriye sadece yıkım, duman ve kül kalıyor.

abd'yi izleyin derim. bir şeyler oradan başlayacak gibi gözüküyor.

evdekal

orospu çocuğu yeni dünya düzeni yalakalarının favori lafıydı bu.

evdekal yoksa başkalarını öldürceksin.. pis heriflerin pis propagandaları..


evdekal yoksa ananı öldürürsün, maske tak yoksa deden ölür.. amınıza koyim sizin, propagandanız bile sizin gibi 5 iq'lu..

bakalım evdekalcı yavşaklar hangi alemlere akıyor

bu melis alphan diye bi karı



"salgın sıfırlanmadan oteller açılsa, seyahat izni verilse dahi, tatile giden insanların covıd19'a yakalanması halinde o bölgelerdeki hastanelerin kapasitesi zorlanabilir. bu açıkçası, tatil yörelerinde yaşayan yerel halka da haksızlık. bir yaz tatil yapmamak çok mu zor?"

böyle yazmış bu yavşak kardeşimiz ama şimdi tatilde.. negzel..


fahriye evjenle kocası yakışıklı burak vardı evdekalcı tayfadan. örnek davranış mörnek davranış naralarıyla baya bi yalamışlardı bu ikisini.



fahriye de bodrumlara uzamış
https://www.cnnturk.com/magazin/fahriye-evcenin-bodrum-tatili


bi de murat övüç diye bir ibne vardı.. gorona siksiğinin en civcivli zamanlarında videolar filan atardı, beyinsiz govikçi kitleler de yalardı bunu.



sonra yeşim salkım'a orospu dedi bir anda yalayıcıları döndü.. iki ay önce işimi kaybederim korkusuyla, biraz hava alma isteğiyle sokağa çıkan insanlara küfür ederken, çahil insanlar filan derken iyiydi ama.


tiksindirici bir güruh bu.. fazla akılları çalışmayan ne söylenirse yapan propaganda makineleri.


size bir hayat tüyosu vereyim.. gördüğünüz ama özellikle de "size gösterilen" her şeyi çok dikkatle değerlendirin. doğruyu kendiniz tartmaya, kendi yolunuzu bulmaya çalışın. ne yaparsanız yapın salak insanların öğütlerini dinlemeyin.. ille de birilerini takip edeceksiniz aklına güvendiğiniz birilerini izleyin. yoksa böyle maske tak, evdekal, işin batsın govik var virüs var filan diye diye boka sarar bırakırlar seni ortada..


maske demişken... maskenin bir mucizesi daha ortaya çıkmış dişleri çürütüyormuş..
https://www.oralhealthgroup.com/news/mask-mouth-is-a-seriously-stinky-side-effect-of-wearing-masks-1003954142/

hay allah ya.. kim bilebilirdi ki dişleri çürüten anaerobik bakterilerin maske takınca azıp kuduracağını.. geçmiş olsun :)

hadi gidip maskenizi takın yoksa babanız ölcek!


radyasyon

insan sağlığı üzerinde ciddi zararlı etkileri olan enerji / "ışıma".

yarattığı negatif etkiler ne kadar sürede, hangi miktarda radyasyona maruz kaldığına göre değişiyor. belirli bir seviyeden sonra artık klinik adı olan bir hastalık oluşuyor: akut radyasyon sendromu (zehirlenmesi).

zehirlenme belirtlerinden yüksek ateş, başağrısı, kusma, ishal en yaygın olanları. alınan doza göre şiddeti değişiyor.

ayrıca, doğrudan organlar ve sistemler üzerindeki etkilere baktığımızda merkezi sinir sistemi bozuklukları, bağışıklık sistemi zayıflaması, zaatüre gibi sorunlara yol açıyor.

burada doğrudan belirtilmesi gereken bir hastalık ise kanser. uzmanlara göre kanser'in başlıca sebepleri beslenme alışkanlıkları, ikincisi ise radyasyon. tabi hastalığın belli noktalarında radyasyon tedavi olarak uygulanıyor.

dünyada kanser sayılarına baktığımızda şaşırtıcı iki tane ülke başı çekiyor: avustralya ve yeni zelanda. yapılan araştırmalara göre avustralyalılar eh işte, yeni zelandalılar ise baya baya sağlıklı besleniyor. obezlik vb. genellikle kanser ile ilişkilendirilebilecek hastalıkları yok, sigara kullanımları düşük ve düşmeye devam ediyor.

kansere yaklanma sebepleri acaba radyasyon olabilir mi? neden / nasıl olacağının açıklaması uzun, bir durak daha yolumuz var ve de.

şu anda dünyayı kasıp kavuran wuhan virüsü olaylarını en sakin yaşayan ülkeler bunlar. hem toplam vaka sayıları, hem bir milyon kişiye düşen vaka sayılarında değil top 50, top 100'e ucundan girebiliyorlar.

radioresistance bizim vücudumuzun radyasyona bağışıklığı diyebiliriz. rada maruz kaldıkça biraz biraz bağışıklık kazanıyoruz gibi. dolayısıyla yukarda saydığım zehirlenme etkileri azalıyor ya da gözükmüyor.

bütün bu bilgileri birleştirme vakti. yeni zelanda'da 102 gün sonra yeniden virüs vakası çıkmış, hatta sıfırdan oluşmuş neredeyse. bu radyasyona şerbetli adamlar, virüsü sorunsuz götürüyorlar; ama tam da ikinci dalga çıkmaya başladığı zaman aylardır tek bir vaka olmayan ülkede 4 tane birden vaka çıkıyor.

bu covid 19 meselesinde virüsten başka bir şeyler olabilir mi ki?

kaynakça:
mikipedi: https://en.wikipedia.org/wiki/Acute_radiation_syndrome
radyasyonun akciğere etkileri: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1474274/
kanser istatistikleri: https://www.wcrf.org/dietandcancer/cancer-trends/data-cancer-frequency-country
yeni zelanda beslenme araştırması: https://www.rnz.co.nz/news/national/358173/how-healthy-is-the-nz-diet
sigara istatistikleri: https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_cigarette_consumption_per_capita
radioresistance: https://www.livescience.com/15723-doctors-exposed-radiation-adapt.html

film önerileri

black mirror sezon 3 bölüm 5

men against fire.

şurda şöyle şeysizi var
https://w1.123moviesfree.sc/season/black-mirror-season-3/watching.html/?episode=7536

holivut bu govink işiyle başımıza örülmek istenen çorabın ufak bir önizlemesini sunuyor. onların görevi de bu..

filmde bir şeyi değiştirme hakkım olsaydı daha gerçekçi olması için askerlerin miğferlerinin rengini değiştirirdim.

şu renk daha doğru olacaktı sanki

kamala harris

abd'nin yeni başkan yardımcısı adayı. aday demişken, orada başkan adayları kendi yardımcılarını seçiyor; yoksa oy verenler joe biden'a oy verenler. öyle de bir sistem.

neyse, şimdi bu kadınla ilgili bir kaç haber bırakalım ki düşmanımızı tanıyalım.

2016 yılından beri senatör olan bu ablamız, siyahi bir baba ve hintli bir annenin kızı. bunu da seçimlerde sık sık kullanıyorlar.



olsun, nabza göre şerbet vermek bütün politikacıların yaptığı bir şey değil mi? bu yüzden ciddi haberlere bakalım:

nisan 2020: harris diyor ki, "joe biden hakkındaki tecavüz / taciz iddialarında kurbanlara inanıyorum". bunların arasında yıllar öncesine ait olanlar da var, yakın zamanda olanlar da. bu joe biden'ın ne büyük bir şerefsiz olduğunu şu videodan da görebilirsiniz, 34. saniye:


temmuz ayının başında haberlere düşen bir olay; bu kadının mikipedya hesabını çok ciddi elden geçirip temizlemişler / temizliyorlar. hakkında yazan olumsuz şeyler direk siliniyor.

aynı hafta içinde, bir gazete "joe biden'ın başkan yardımcısının Kamala Harris olacağı netleşti" diye bir haber sızdırıyor. kimse anlamıyor tabi bu olay nasıl oldu diye; sonuçta bu kadın değil mi biden'ın tacizci olduğunu söyleyen?

bir kaç hafta içinde de başkan yardımcısı adayı oluyor.

diyeceksiniz ki "bu politikacılar hep böyle dönek, ne var ki bunda?". haklısınız; ama tek yürek hareket ettikleri ve hiç birinin kimseyi satmadığı tek bir amaçları var: çocukları taciz etmek.

yukarıdaki biden videosunu gördünüz; "joe biden swear-ins" yazarak daha çok çocuğu rahatsız ettiği şeyleri görebilirsiniz. kamala harris'in tarafı da boş değil.

2019 yılında bu kadın savcı iken, katolik kilisesinin çocuk tacizi davalarının tamamına gizlilik kararı getirerek tacizcilerin kimliklerinin öğrenilmesini ve davaların ilerlemesini engellemiş.

şu hakkında filmler çekilip herkesin uyandığı Epstein var ya? bir dava sürecinde daha az ceza verilmesi karşılığında bu adamın avukatlarından para almış. aynı zamanda bu kadının, epstein'in adasına gittiğine dair iddialar var ama kaynak bulmadan eklemiyorum.

hiç bir politikacıya güvenmeyin; ne türkiye'de ne dünyada. amaçları zarar, amaçları pislik; insan olana düşman ve çocuk tacizcisi bir güruh bunlar. hesabı sorulurken patlamış mısırlarla izlemek nasip olur umarım hepimize.

kaynaklar:
[url]https://apnews.com/c70a21451ac64c99af1525af0bd73a26[/url]
https://www.foxnews.com/media/politico-biden-vp-kamala-harris-running-mate-mistake
https://thehill.com/homenews/campaign/437107-harris-i-believe-biden-accusers#.XzL8x1qo1ot.twitter
https://theintercept.com/2020/07/02/kamala-harris-wikipedia/
https://www.businessinsider.nl/joe-biden-allegations-women-2020-campaign-2019-6?international=true&r=US



öğretmen

korona siksiğinin en göz açıcı olayları çarşaf çarşaf ortaya seriliyor.. görmesini bilene..

şöyle bir başlık atayım şimdi linki de vericem.

"Sağlık çalışanları isyan etti"

gaziantep'te sağlık-sen üyesi sağlık çalışanları isyan etmişler.. hastalara yetecek ventilatör yokmuş, hastalar yerlerde yatıyormuş, hastalara ilaç bile veremiyorlarmışssdsasfsdfsfadfasdffdf ...

mesele paraymış.. para için isyan etmişler.

"Sağlık-Sen Gaziantep Üniversite Hastanesi Şube Başkanı Cuma Kerkez, pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının verdikleri tüm fedakarlıklara dikkat çekerek vefakar sağlık çalışanlarının en temel sorunlarından birisi olan döner sermaye (ek ödeme) hususuna dikkat çekti."

https://sirinnar.net/2020/07/saglik-calisanlari-isyan-etti.html


Bursa'da da isyan etmişler.. gene para.. siz değilsiniz yani isyan konusu..

https://www.yenidonem.com.tr/haber/bursa-da-saglikcilar-isyan-etti-yarim-simit-bile-almiyor-91858.html

sendika demişken.. size bir bilgi vereyim yanınızda dursun. bütün sendikalar sarı sendikadır..

karaman il sağlık müdürü şöyle buyurmuş; "maske takmayan şebekler, beyinsizler, ayılar, yogiler"
https://www.karamandan.com/m-11-118752.html

merak etmeyin bize demiyor, isveçlilere diyor



maske yok, meşafe yok ama adamlar hastalıktan kırılmıyorlar.. nedir acaba bu işin sırrı. yok mu bir tane namuslu doktor çıksın şu durumu açıklasın..

yok demek ki.

ben kendi gördüklerime dayanarak söylüyorum doktorların %90'ı cahil, %9'u zırcahil. ne yaptığını bilen hekimler işte o geri kalan %1. aşağı yukarı tüm dünyada da bu böyle, tüm mesleklerde, tüm insan gruplarında da bu böyle..

doktorların karıştıkları tecavüz, rüşvet, adli rapor sahtekarlıkları, dolandırıcılıklar vs. ile ilgili uzun bir kolaj da attırırım ama vaktim yok. siz isterseniz kendiniz de onlarca örnek bulabilirsiniz..

bunları söylediğiniz zaman birileri "ama onlar münferit" filan diye sizi susturmaya kalkabilir, siz de isterseniz münferit damat ferit filan gibi bu saçma mazeretleri yemiş gibi yapabilirsiniz. ama yeterince akıllı biriyseniz bu basit "münferit" açıklamasını kolay kolay kabullenemeyeceksiniz. aklınız size bunun doğru olmadığını söyleyecektir.

çünkü işin gerçeği şu; toplum çook uzun süredir çürüyor. kendi kendine olmadı bu çürüme.. olduruldu.. dünyaya dikkatli gözlerle bakarsanız en tepeden başlayan bir çürütme operasyonu yürütüldüğünü kendiniz de görürsünüz. balık baştan kokturuldu yani.. bu çürümeden herkes de payına düşeni alıyor. doktoru, askeri, polisi, öğretmeni..

araya bir not; eğer "gelecek" diye bir şey olacaksa, ileride gaza gelip hemen birilerini alkışlamayın olur mu.. şakşakladığınız insanlar menfaatine tapan minik açgözlüler olabilir.

korona palavrasında bir toplumsal histeri pompalandı.. bunu pompalayan gruplardan birisi de öğretmenlerdi. aylarca çalışmadan maaş aldılar. aldıkları paralarla tatillere gittiler, alemlere aktılar ve soluklandıkları her anda aldılar ellerine telefonu, "govik var virüs var, maske tak, elini yıka" bilmem ne gibi sıfır zeka mesajlarını sosyal medyada paylaştılar..

oysa özel sektör çalışanları, kendi işini kuran insanlar bu kıyak karantina hayatından nasiplenemediler. birçok özel sektör emekçisi daha bu siksiğin ilk ayında işinden çıkarıldı.

öğretmenlere bu süreçte maaş verilmeseydi, parasız kalsalardı histerik gerizekalılıklarını bu kadar çok paylaşmazlardı. ama sistem böyle istedi. menfaatine tapan küçük ruhlar yattıkları yerden parayı alsın, keyfine baksın yalanımıza katkıda bulunsun istediler.

bu süreçte birçok işletme battı. garsonundan bulaşıkçısına asgari ücretle yaşamaya çalışan birçok insanın elinde bugün beş kuruş para yok. ailelerini borçla harçla geçindirmeye çalışıyorlar. 1 milyona yakın ailenin evinde elektrik yok..

para yok yiyecek yok umut yok..

ne var peki? bu işin bir hesabı var.. kesinlikle görülecek. kaçış yok.

üç kuruşluk menfaat için başkalarının çocuklarının aç bırakılmasına, tüm dünyanın bir polis devletine çevrilmesine tezahürat yaparsan vakti gelince paşa paşa hesabını da ödersin.

çünkü bu dünya şaka değil güzel dostlar. westworld yaşamıyoruz. o yüzden başkalarına zarar verecek şeyler yapmadan önce kırk kere düşünün.

berber

gorona goygoyunda ekmeğiyle oynanan ilk meslek gruplarındandı.

beş para etmez şarlatan profesörler filan televizyonlarda ağızlarından köpükler çıkartarak berberlere saldırırdı. virük var birük var aman berberler kapatılsın aman bilmem ne.. boş heriflerin boş lafları.

bu insanlar ne yiyecek, ne içecek, faturaları, kiraları nasıl ödeyecek soran yoktu tabi..

bak şimdi, orospu medyamız nisan ayında korku pornosu haberi yapıyor

kaçak tıraşa polis baskını!!! Allah! allah!
https://www.cnnturk.com/turkiye/kacak-sac-tirasina-polis-baskini

korona gerizekalılarına göre berber şık şık şık saç keserken virüs oluyor, ordan beş yüz kişiye bulaşıyor filan.. satılmış haysiyetsiz medyamız bu rakamları hiç ufak sallamadı zaten.. en az bulaştıran 100 kişiye bulaştırıyor..

her neyse.. götten uydurma virüsü bulaştırma riski berberden daha yüksek olan bir meslek grubu var.. bulabildiniz mi?


dur ipuç vereyim..

bol bol öpüşme, yalama, bir şeyleri bir şeylere sokma çıkarma, bilumum vücüt sıvılarını değiş tokuş etme filan var bu mesleğin doğasında..


eved.. fahişelik.. kibarca eskortluk..

bu gorona siksiği döneminde fahişelik mesleğine bir yasak getirildi mi? kahraman polisimiz kaçak et kesimi için amansız takipler yaptı mı? göt yalayıcı medyamıza haberler servis edildi mi? hayır..

çünkü şöyle oldu güzel dostlar.. bazı kişiler bu gorona goygoyunda çalışmadan para aldı, havadan para aldı, ekstra para aldı. bunların bir kısmı aldıkları parayı bu eskortlarla ezdiler ve çok hoşlarına gitti, karşılığında da sosyal medyadaki görevlerini yerine getirdiler. korku pornosu.. argümanları da hep aynıdı "siz de yoğun bakıma düşünce anlarsınız", "sizin de akciyerleriniz kopsun görürsünüz" bilmem ne.. ortada bilimsel bir argüman bile yok..

bunlar trol tayfası oluyor. geçen trol mezarlığında biriyle yazıştım. eleman entrisinde diyor ki hastaneler doldu taştı medya haber vermiyor.. yazdım bu arkadaşa madem medya vermiyor sen git çek resimlerini yayınla burada filan.. gerizekalı olduğu için hemen tetiklendi, başladı saydırmaya "ben salak mıyım, ben aptal mıyım, niye ben yapıyorum, böyle bir durumu ifşa edersem beni hapse atarlar" vs vs vs.. aklı sıra ipe un seriyor..

O zaman hangi hastaneyse söyleyin ben gideyim çekeyim resimleri dedim.. Bu sefer laf değişti "merak etmeyin önlemlerini almışlardır. öyle kalabalıkları size göstermezler".. nası kıwırıyor görüyorsun di mi .. elemana "sen git" diyince ifşa edebileceği kalabalıklar oluyor "madem sen gitmiyorsun ben gideyim o zaman" dediğinde bir anda o kalabalıklar yok oluyor..

bu salaklar o kadar salak ki tek merkezden yönetildiklerini bile kabak gibi belli ediyorlar.. bu aralar ağızlarına sokulan iki laf var.. birisi "geliyor gelmekte olan" , diğeri "çember daralıyor".. bunların tepesinde bi trol başı var herhalde. o diyor ki bizim köpeklere söyleyin "çember daralıyor" yazsınlar.. iki yazdıklarından biri bu.. bilimsel argüman? yok tabi..

tekrar söylüyorum. istanbul'da hangi hastanede yığılma olduğunu iddia ediyorsanız bana yazın, ben bizzat gidip fotoğraflarını çekicem.


fotoğraf demişken.



hani len maske? hani mesafe? niye restoranda oturuyorsun? sen değil miydin bilimsiz biliminle elalemin dükkanını kapattıran. şimdi bu ne iş?

vay canınasını ..

burası yalanın dünyası güzel dostlar.. menfaatine tapanların dünyası. kolay kolay da değişmeyecek.. o yüzden dünyanın değişmesini beklemek yerine siz değişmeye bakın.

kontrollü sosyal hayat

hayatımıza bugün itibariyle girmiş tanımlama.

sosyal hayat derken nereler: Pazarlar, İşyerleri, Marketler, Toplu taşıma, Yollar, Alışveriş alanları, Lokantalar, Kafeteryalar, Ticari taksiler ve tüm yaşam alanlarında

kontrol derken kimler: Valiler, Kaymakamlar, Belediye Başkanları, Esnaf ve Ticaret Odaları, Kurum Müdürleri, Kolluk, Zabıta

özetle: evin dışındaki her yerde, olabilecek tüm devlet kurumları bizi denetleyecek.

denetim de virüs için dersin canım, eminim bunu kötüye kullanmaz bu adamlar (!)

ceza sektörü

kontrollü sosyal hayat kapsamında, yılın ikinci yarısında daha da büyük geridönüşler sağlayacak olan sektör.

ha zaten arabada tek başına olan vatandaşa maske cezası kesilmişliği var, bunun virüsün yayılmasını ne kadar da engellediği malumunuz.

atilla özmumcu

goronavirük pazarlama ekibinden dişçi bir arkadaş..

bu dişçi arkadaşımıza göre durum çok vahim..

hemen bi korku pornosu



bu akciğerler kimindir, bu fotoğraflar ne zaman çekilmiş, bu hastanın sağlık geçmişi nedir.. hiçbirinin cevabı yok.. bilim filan bunların sikinde bile değil zaten.. ne lafımı esirgiyorum ki bildiğin yalan.. fotolu korku pornosu..

sanırımım bazı arkadaşlarımız cehennemle osmangazi köprüsünü birbirine karıştırıyor..

cehennem boş yatırım değildir güzel dostlar.. bazı ruhlar sonsuza kadar yanacak.

gurbetçi düşmanlığı

Adam belki en vasıfsız işi yapıp 1000 euro maaş alıyor. Sonra onu da bir güzel türkiye'ye gelip, krallar gibi yiyor. Haliyle ülkemiz vatandaşı çok iyi bir işi de olsa bu gurbetçi arkadaştan daha alt bir ücretle yaşamını sürdürdüğü için benim günahım nedir ulan diyerek, gurbetçiyi sevmeyebiliyor.

Bu nefret, son yıllarda giderek artmaya başladı. Sonu nereye varacak merak ediyorum.

bill gates

bildiğin şizofren

aşağıdaki videoda 5:25'ye gidiyorsun.. sunucu ekonomi çok ağır bir darbe aldı. toparlaması kolay olmayacak diyor.. bill gates gülüyor.. içindeki mutluluğu gizleyemiyor..

daha geride 3:15'ye gidiyorsun.. sunucu okulların durumu ne olacak diye soruyor adam yine gülüyor.. insanlar sıkıntı çektikçe seviniyor.



bu şizo sürekli aşı konuşuyor ama doktor da değil. şahsen mevcut eğitim sisteminin verdiği hiçbir payeyi umursayan birisi değilim ama durum bu yani. adam doktor değil, hatta üniversite mezunu bile değil.. dediğim gibi ben siklemem kimin adının başında hangi unvan yazdığını ama sikleyen varsa diye söylüyorum.

millete sokturmaya çalıştığı kripto para bağlantılı çipli aşı da bu..
https://patentscope.wipo.int/search/en/detail.jsf?docId=WO2020060606

uzaktan kontrol edilebiliyor, belli davranışları parayla ödüllendirebiliyor filan falan. aç kalmamak istiyorsanız söz dinleyeceksiniz yani, tercümesi bu.

videodaki yorumlardan gördüğüm insanlar bu adamdan da tiksiniyor, getireceği aşıya maşıya da güvenmiyor.. nasıl vuracaklar bunu herkese bilemiyorum.. muhtemelen orospuları ettikleri bazı diktatörler aracılığıyla zorunlu filan tutacaklar.. öyle başlamaya çalışacaklar herhalde.

hayırlısı bakalım.

wuhan virüsü

genç hemşire görme duyusunu yitirmiş. hemi de gorona yüzünden.


"Hemşire Kübra Aslankılıç koronavirüs nedeniyle görme duyusunu kaybetti"

https://www.mynet.com/hemsire-kubra-aslankilic-koronavirus-nedeniyle-gorme-duyusunu-kaybetti-110106568615

habarı okuyalım


"25 yaşında hiçbir kronik hastalığı olmayan Kübra Aslankılıç isimli genç hemşire hastanede koronavirüse yakalandı. Aslankılıç virüs nedeniyle görme duyusunu kaybederek bir hafta boyunca hiç bir şey göremedi."

bir hafta boyunca bir şey görememiş.. sonra görmüş.. vay anasını sayın seyirciler..

benim de bir keresinde çüküm düşmüştü.. bir hafta öyle gezdim çüksüz çüksüz. sonra baktım geri gelmiş.. ama şimdi ispatla desen ispatlayamam..


habarı okumaya devam edelim.


"Acilen radyolojiye indim emar çekildim. İlaçlı emarda gözümün arka sağ bendinde bir problem olduğu tespit edildi. Bunun sonrasında ilaca bağlı olarak, bir reaksiyon olarak görmemde bir problem olduğu düşünüldü."

ilaca bağlı problem değildir o.. kesin goronadır..

korku mesajını da verelim.. eksik kalmasın

"Hiçbir kronik hastalığı da olmadığı belirtilen Kübra Hemşire, "Bana bir şey olmaz" diyenlerle aynı durumda olmasına rağmen görme, tat alma ve koku alma duyularını kaybettiğini söyledi. 7 gün hiçbir şey göremediğini söyleyen Aslankılıç, hastalık sürecini "Yaşamamak gibi bir şey" diyerek tanımladı."


neyse sabah sabah bu kadar türg medyası yeter.. midem bulandı.

ekşi sözlük

iyiden iyiye gerizekalılar forumuna dönüşmüş sosyal medya propaganda sahası.

bi doktor varmış kardeşi govik olmuş yoğun bakım yatağını anca torpille bulabilmiş
https://eksisozluk.com/torpille-yogun-bakim-yatagi-ayarlayan-doktor--6630248?day=2020-08-11

doktor da bu doktor oluyor


korku propagandacısı doktorumuz diyor ki
1- Yakın zamanda hastalığı ayrı zamanlarda ayrı yerlerden kapan, ailemden bir çok kişiyi evde tedavi ettim, birkaçına test dahi yapamadık.

3- Ancak 37 yaşındaki hiçbir hastalığı olmayan abimin şu anda akciğerleri çok kötü ve yoğun bakımda. Kendisine yaşadığı ilde yoğun bakım yatağı bulamadık. Şehir dışında kişisel ilişkilerim aracılığıyla bir yatak bulabildik.

hangi abi? hangi şehir? yoğun bakımda yer kalmadıysa yığılan hastalar noluyor? sokaklarda mı ölüyor? .. yok tabi bu soruların cevapları.. korku pornosu var..

doktorumuz kişisel ilişkileri sayesinde yoğun bakım yatağı bulmuş ama test yaptıramamış.

nası bi değişik torpil gücüyse bu yoğun bakım yatağı ayarlamaya yetiyor ama götü boklu bir çubuğu yakınının burnuna sokturmaya yetmiyor.. ekşisözlük cühelası da bunu yiyor..




durumumuz bu güzel dostlar. bu gerizekalılarla aynı havayı soluyoruz.

wuhan virüsü

yeni zelanda'da tam 102 gün sonra tekrar vaka çıkmış, 4 tane. haber linki aşağıda, ama bu elim olay nasıl olmuş?

toplamda 4 yeni vaka çıkmış, hepsi aynı aileden. iki kez test yaptırıp ikisinde de pozitif çıkan kişi, hiç uluslararası seyahat etmemiş.

daha ilginci, ailesindeki diğer 6 kşiye test uygulamışlar, 3 kişi pozitif çıkmış, 3 kişi negatif.

artık iş daha da ciddi gençler. uçup kaçan 12 metreye bulaşıp plastik üstünde emekliliğe kadar yaşayabilen virüs değil. artık, yoktan peydah olabilen bir virüs var. tabi adam yarasa yakalayıp yemediyse.

ya da belki de bize bu illetle alakalı, çıkışından bulaşımına, etksinden tedavisine yalan söylüyorlar.

kaynak: https://www.rnz.co.nz/news/national/423305/covid-19-new-cases-push-new-zealand-into-resurgence-plan