paris

paris:bir rengi olsa mor olurdu herhalde, kisin griye bakan hafifce. yalnizlarin paylasimi, surekli muhalif ama kendine de;bu kentte
1. bir rengi olsa mor olurdu herhalde, kisin griye bakan. yalnizlarin paylasimi vardir, muhalif ama kendine de; bu kentte.
hectorun erkek kardesi olup truva savasina helene asik olmasi ve onu sparta kralinin elinden alip truva’ya kacirmasi sebep olmus capkin kisi. truva kralinin otomatikman oglu oluyor tabi buarada. bu savasta hector kardesinin sikik aski sebebiyle olurken, paris tasaklarini gere gere yasamaya devam etmis, beni de sinir etmistir. hector’un ufacik bebesi yetim kalmistir (oksuz mu kalmistir yoksa?). her neyse.. ibnedir bu paris. ibibik bademdir.
icinde tarihi barindiran ender sehirlerden bir tanesidir. tam bir fransiz sehridir. sokaklarda sevisen insanlardan tutunda, sen nehri uzerinde ki koprulerde oturup icki icenlere, metroda dans edenlere kadar tam bir hayal edilen sehirdir. sehir icinde metroyla ulasim cok kolaydir. yolda surekli sigara icen insanlar gorursunuz. bir sigaranin bir kadina bu kadar yakistigina sasirirsiniz. ayrica bisiklete ve motosiklete binen etek giymis kadinlara rastlamak sizi alip goturur.
bir kucuk iskender $iiri;

bu karti sana paris’ ten atiyorum

cok turkce bir askin ortasinda
cok turkce bir yagmurun magarasinda
cift kâgitlinin son dumanina sinen erezyonda
kelimelerden
beni asagilayan, bir hic yerine koyan kelimelerden
ve tehlikeli, korkunc hayvanlardan kurtuldugum,
kendime dogru
bir cikis yolu buldugum
guzel bir zamanda..

bu karti sana paris’ ten atiyorum:

bugun mavinin ayri bir havasi
bugun ruzgârin ozel bir sikligi var,
bugun kuslarin yasgunu cunku sevgilim!
bugun kuslarla senden, senin
o cok efkârli ellerinden konustuk uzun uzun
bugun kuslarla senin resmini cizdik
butun karakol duvarlarina
biraz sandvic yedik, biraz su ictik seni dusunerek
allahina kadar firlamaydik senin anlayacagin
bugun kuslarin yasgunu cunku sevgilim
bugun kuslara senin ismini armagan ettim!

gereksiz eklem agrilari ve kriz degil midir
isiksiz gozlerime bir nebze kan
pul pul olmus tenime enjektor kapanlari kuran,
duran
sonra yuruyen.
reklam yapmasını çok iyi bilen bir avrupa şehri.tamam şehir modern,her şey güzel,insanlar güzel,ancak istanbul’un sahip olduğu güzellikler onda yok.sorun bizde!reklam yapamıyoruz bu konuda.
troy filminde elinde kılıc ile aglayan parise kızlardan biri hector öldüğü zaman senin serefine .ıcığım demis.duyan herkes kilitlenmis.akhilleusi oldurdugu zaman ha söyle adam ol demis bizi bizden almıstır.o unlu turva savasının cıkmasının sebebi gokten düsen elmanın(tanrılar yemek yerken) üzerinde en güzel tanrıcaya yazması ve hera athena ve afrodit in bu elma karsılıgında parise vaad ettikleri seylerden parisin afrodit in vaadini kabuletmesi (hera:sonsuz kudret athena:herseyin bilgisi afrodit:dunyanın en guzel kadınının askını).helenei gören paris gevser afrodite verir elmayı olaylar gelisir.ayrıca annesinin buna hamile iken babası priamos ruyasında karısının karnından alevler fıskırdıgını gormus (kulliyatı yaramıyo)kahin felaket olcak demis oldurulsun diye emir verilmis ama annesi dayanamamıs daga biraktırmıs.yaslı kadın parisi bulmus büyütmüs bu paris bir peri ile evlenmis ama siddetli gecimsizlik ile ayrılmıs zeus bunun guzellik yarısmasında juri olmasını istemis kendisine soylemis oda kabul etmis.savas ta yanılmıyor ise zehirli ok ile yaralanır cok sonra oda ölür.asıl meslegi cobalıktır bunun.
0 /